Yapay zekâ ve gelecek nesil!

 

YARI ROBOT YARI İNSAN, 

FİLMLERDE Mİ SADECE..?!

Ülke olarak üretip kendimize yetemiyoruz, kartellerin, tröstlerin, dev şirketlerin esiri hâline geldik. Hastalandığımızda, sakatlandığımızda nasıl müdahale ediliyor? Kırıklarımız atelleniyor, alçılarımız üç boyutlu artık, hatta organlar da sırada!!! Bunların madden ve ruhen uyumlarını kim, ne vasıfla denetleyebilecek?! Asıl soru bu! İmplantlar, dolgular, mide kelepçeleri, tüpleri, diz kapağı protezleri, stentler derken izlenebilen ilâçlarla izlenebilir, düzenlenebilir, değiştirilebilir hâle mi geldik..?!

YAPAY ZEKÂ İLE DÜŞÜNMEMİZE 

GEREK KALMAYACAK?!

Uluslararası kamuoyunda ani yükselen bir ‘artificial intelligence-yapay zekâ’ gerçeği var ve maalesef 3. sınıf ülkeler gibi her şeyi geriden takip ettiğimiz gibi bunu da öteliyoruz. ‘Yapay’ ismi, yeterince rahatsız etmeli tabii bizi; yıllardır öze, doğala, doğaya, geleneklere dönüş diyoruz, malum... Bir de bu yapaylık zekâya, akla sirayet etmiş, sonuçları ne olacak? Evvelâ çıkış noktası nedir, neden zekâda bir yapaylık aranmış diye düşünelim. Başta gıda terörü olmak üzere elektro manyetik terör ve her yandan kuşatılıp iğdiş edilmiş, bedenimize, ruhumuza, aklımıza bir katkı mı bu yapay zekâ..?! Eksilttikleri aklımızı mı tamamlıyorlar?

Elitlerin diyarı ABD, bu işe öncülük ediyor ve sosyal hayattan, iş dünyasına, bireysel işlerimizden devlet işlerine kadar, askeriyeye kadar her alanda stratejik çalışmalar yapılıyor. 20 yıl önceye kadar besin piramidi diye bizi sağlıksız, niteliksiz beslenmeyle güçsüz bırakıp hasta edenler; şimdi de beş nesil öte teknolojik imkânları varken acaba gündem yaptıkları ucuz araç ve ürünlerini mi pazarlıyor..?! Tanesi 1,5 milyon dolarlık 10 ZMA’yı (Zırhlı Muharebe Aracı), 15 bin dolarlık bir lazer silâhıyla vurup etkisiz hâle getirebilirler mi? Tanesi 100 milyon dolarlık onlarca uçağı, hem de aynı anda yazılımsal kitleyebilirler mi? Sayısız alandan sayısız örnekten sadece “sıcak savaş”ın ‘bir kısmı’ndan bahsettik. Üstelik şu an sıcak savaş mı var? Doğu ve güney sınır güvenliğimiz, nicelik bakımından fazla, kuzeyde Rusya’ya karşıysa az; neden belli bir sayıda tutuluyor askerimiz, kimin muhtemel güvenliğini sağlıyor, sağlayacak.. diye bir pencere açalım. Toplumun her alanına nüfuz edilmiş ürün ve hizmetlerde yapılması muhtemel sabotaj ve operasyonların, devlete sadece ekonomik yekûnu bile öngörülemez düzeyde yüksekken; bir de sosyal kriz ve kaos oluşturulduğunda neler yapılabilecek, düşünelim..!

BİZE DELİ DEDİLER, AKILLI ÇIKTIK!!!

Yıllarca anlattık “beyin kontrolü, radyo dalgaları, stratejik gelişmeler, konvansiyonel silâhlar ve teknikler vs..” diye ama aklı ermeyenler yaftaladı bizi; fakat haklılığımız gün gibi çıktı meydana!!! 25 sene evvel başucu kaynağı olması adına yazdığımız “Yaşam Enerjisi” eserimizde, güney sınırları değiştirilecek dedik, siber tehlike dedik; Türkiye ruhsal bedensel zehirleniyor dedi ve çok şeyler söyledik! Türkiye üzerinde beş kulak her gün bizi dinliyor dedik! Fakat bizi dinleyen olmadı!

Hâlâ da Türkiye’nin bu şartlarında beyin kontrolünde olan sistem tarafından bugün söylediklerimiz de yarın çıkmasından korkuyoruz!

Maalesef bu söylediklerimizin hepsi son on yıl içinde yaşadığımız hadiselerdir! Her söylediğimiz çıktı ve maalesef ki tedbir alınmadığından faturası ağır oldu! Daha büyük acılar yaşanmaması için bir kez daha yetkilileri ve devleti idare edenleri uyarıyoruz, memleket uçurma gidiyor ve bunu köşe başlarını tutmuş kadrolar dün olduğu gibi bugün de değişmiyor yani bağımsız Türkiye kurulmadan ve değişmeyecek gibi gözüküyor! Yerleşik düzenin bürokratları dün olduğu gibi bugün de yarın da ülkeyi idare edecek gibi gözüküyor. Bugünkü suni olarak oluşturulan Türkiye’mizdeki olumsuz tablo tamamen bu kadrolar tarafından devlet ve teknokratik deneyimleri olmayan uzaktan bakan bakanlara seçilmiş olan siyasetçilere ve siyasilere dayattırılarak yapılıyor!

Yapay zekanın hakim olduğu günümüzde ve gelecekte yeni kadroların mutlaka bu konularda ehliyet, liyakat sahibi ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz mantığındaki kadrolardan seçilmesi zorunludur!

Vesselâm.

Not: Kültür elçimiz, milli, manevi donanımlı, bilge Türk Haluk Dursun hocamız vefat etmiştir. Rahmet olsun! Rabbim yerini doldurabilecek gençleri bu ülkeye nasip eylesin.

Kısaca Biz

Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir. Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç degil, besin destek ürünleridir. Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir.

• GİZLİLİK SÖZLEŞMESİ

İletişim

Adres: Topkapı Mah. Topkapı Cd. Dullar Çıkmazı no:2 K:4 34104 Fatih / İstanbul

Telefon: 0212 533 01 33 / 0212 521 29 29

Mail: [email protected]

Yukarı Çık